Uzun yıllar verdiği bağımsızlık mücadelesi ardından 17 Şubat'ta bağımsızlığını ilan eden Kosova'da meclisin oy çokluğu ile Nisan ayında kabul ettiği ülkenin ilk bağımsız ve demokratik Anayasası, bugün resmi tören ile yürürlüğe giriyor. Bugün gerçekleşecek olan kutlamalı törenle Kosova Cumhuriyeti yeni Anayasasını yürürlüğe sokmuş olacak. Bu akşam 19:00'da gerçekleşecek olan törende, Kosova'nın hafta içinde kabul edilen yeni Milli Marşı "Europe" ilk kez çalınacak. Ardından Kosova Cumhurbaşkanı
Fatmir Seydiu, Kosova Başbakanı Haşim Thaçi ve Meclis Başkanı Yakup Krasniçi'nin birer konuşma yapacaklar.
120 sandalyeli Kosova Meclisi, yeni Anayasa öncesi nisan ayında oy çoğunluğu ile bayrak ve armayı da kabul etmişti. Anayasa da uzun çalışmalar sonrasında Ahtisaari çözüm öneri paketine uygun bir şekilde hazırlandıktan sonra meclisteki tartışmalar sonrasında kabul edilmişti.
Yürürlülüğe girecek olan yeni anayasa, 40 bölüm ve 162 maddeden oluşuyor ve Türkçe resmi dil olarak kabul edilmiyor. Ancak anayasanın resmi diller bölümüne, Türklerin yaşadığı yerlerde Türkçenin de resmi dil olarak kabul edilmesine dair bir madde yer alıyor. Türkçe halen Prizren, Gilan, Priştine ve Mitroviça belediyelerinde resmi diller arasında yer alıyor.
Kosova'nın yeni hükümetinde Çevre ve Alan Planlaması Bakanı olan Kosova Türk Demokratik Birliği-(KDTP) Genel Başkanı Mahir Yağcılar, anayasayı hazırlayan komisyonun içinde yer almıştı. Yeni Anayasada Türk dilinin resmi diller arasından kaldırılması ardından yeni anayasa taslağına Kosovalı Türkler tepki göstermiş, bu çerçevede imza kampanyası bile başlatmışlardı.
YENİ ANAYASA İLE BİRLİKTE KOSOVA'NIN AB DENETİMİNE GİRMESİ GEREKİYOR
NATO'nun 1999'daki müdahalesi ardından yönetimi Birleşmiş Milletler-BM denetimi altına giren Kosova'da bugüne kadar BM misyonu UNMIK görev yaptı. Dokuz yıllık süre zarfında BM yönetimi, kademe kademe kimi bazı yetkilerini Kosova kurumlarına devretti. Ancak özellikle Priştine ile Belgrad arasında yapılan Kosova statü müzakereleri ile ilgili gerek tarafların gerekse de uluslararası toplumun ikiye bölünmesinden sonra bu yetki devri sekteye uğradı.
Kosova'nın bağımsızlığını ilan etmiş olduğu Ahtisari Planı gereği Kosova'nın BM denetimi altından Avrupa Birliği denetimi altına girmesi gerekiyor. Ama uluslararası toplumun Kosova'daki temsiliyle ilgili halen bir konsensüs sağlanmış değil. Kosova'nın bağımsızlığına şiddetle karşı çıkan ve Kosova statü sürecinde Sırbistan'ı destekleyen Ortodoks ülkeler Kosova'da BM denetiminin sürmesinde ısrar ederken Kosova'nın bağımsızlığını destekleyen AB ülkeleri ise yeni Kosova Anayasası gereği Kosova'da AB sivil misyonunun görev alması konusunda diretiyor. Fikir ayrılığı da tam bu noktada cereyan ediyor. Her iki kesim de Kosova sorununun tam anlamıyla bir prestij meselesine dönüştürmüş olduğundan bu konuda geri adım atmaya yanaşmıyor.
YENİ ANAYASA BM VE AB ARASINDAKİ ANLAŞMAZLIĞI ÇÖZEBİLECEK Mİ?
Kosova'da uluslararası toplumun temsiliyeti ile ilgili tam anlamı ile bir karmaşa hüküm sürmeye devam ediyor. Birleşmiş Milletler ile Avrupa Birliği bu konuda bir fikir birliğine halen varmış değil. Kosova hükümeti, Anayasanın yürürlüğe girmesi ile UNMIK'in Kosova'da milat olmasını beklerken, UNMIK bu noktada o kadar kolay teslim olmayacağını sinyallerini veriyor. Bağımsızlık ilanının dayandırıldığı Ahtisaari paketine göre Kosova'da uluslararası toplumun varlığının Birleşmiş Milletlerden, Avrupa Birliği'ne geçmesi öngörülüyor.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, Anayasasının yürürlüğe girmesinden sonra da UNMIK'in Güvenlik Konseyi'nin 1244 nolu kararı gereği Kosova'da görev alması gerekliliğine işaret etmesi UNMIK'in var olan yetkilerini Avrupa Birliği'ne devretmeye yanaşmayacağının açık bir göstergesi niteliğini taşıyor. Yani Anayasanın yürürlüğe girmesi, Kosova'da var olan sorunları çözmekten uzak bir ihtimal olarak karşımızda duruyor.