Tekirdağ Valiliği'nin de üyesi olduğu, Avrupa'nın çeşitli bölgelerinden 156 üyesi olan Avrupa'nın Denize Kıyısı Olan Bölgeler Konferansı(CPMR) Balkan ve Karadeniz Komisyonu Genel Kurulu ile CPMR Politik Büro toplantısı Yunanistan'ın Rodos adasında gerçekleşti.
Türkiye'den Tekirdağ'ın yanı sıra Çanakkale, Kırklareli, Edirne ve Sinop illerinde üyesi olduğu CPMR'a bu yıl Samsun'da başvuru yaparak, Rodos'ta yapılan genel kurulda Samsun CPMR Balkan ve Karadeniz Komisyonu üyeliğine dahil oldu.
Çalışma programının 1. gününde yapılan ve CPMR Balkan ve Karadeniz Komisyonunun çeşitli çalışma gruplarının hazırladığı raporların sunulduğu genel kurulda Balkanlar'da kalıcı barışın tesisi için bölge yönetimlerinin nitelikleri konulu bir konuşma yapan Tekirdağ Valisi Aydın Nezih Doğan, "Balkanlar ve Karadeniz Bölgesi'nin, tarihin ilk dönemlerinden itibaren büyük medeniyetlerin doğum yeri olduğunu ve bağrından evrensel mesajlar üreten pek çok değerli devlet adamını ve filozofu yetiştirdiğini biliyoruz. Ama aynı zamanda bu bölgede sonu bütün insanlık için elem veren, ciddi çatışmalarında başladığına tanıklık ediyoruz. Dolayısıyla içinde yaşadığımız bölgenin kendine özgü özellikleri olduğunu kabul ederek, barışı kalıcı kılmak için, mevcut potansiyeli nasıl harekete geçirmemiz gerektiğini tartışmamız lazım geldiğini düşünüyorum. Çünkü bu bölgede barış ve istikrarın tesisi ve korunması için gösterilecek her türlü çaba, esasen dünya barışını da hizmet etmek anlamına gelecektir." dedi.
CPMR Balkan ve Karadeniz Komisyonu Başkan ve Başkan Yardımcılarının da seçiminin yapıldığı genel kurulda, Tekirdağ Valisi Doğan Başkan Yardımcısı olarak seçildi.
Programın 2. gününde Vali Doğan üyesi olduğu ve CPMR'ın üst düzey danışma ve karar alma organı olan Politik Büro Genel Kurul Toplantısı'nda CPMR'nin gelecekteki vizyonu konusu görüşülürken söz alarak düşüncelerini belirtti. CPMR'nin yaptığı özdeğerlendirmenin çok başarılı olduğunu belirten Doğan, "Bu çalışmalar bize şu an nerede olduğumuzu ve gelecekte neler yapmamız gerektiği konusunda önemli bilgiler sunmaktadır. Burada önemli hususlardan biri de Balkanlar ve Karadeniz Bölgesi'nde AB üyesi olmayan fakat coğrafi olarak AB'nin parçası olduğu gibi yaşam tarzı olarak da Avrupa Birliği'ni benimseyen ülkelerin dışlanmadan, bu ülkelerle sıcak ilişkiler sürdürülmesi gerekmektedir" dedi.