Yargıtay Başsavcısı
Abdurrahman Yalçınkaya'nın
AK Parti'nin kapatılması için hazırladığı iddianame ile ilgili tepkiler çığ gibi büyüyor.
Son olarak Adana Barosu'na kayıtlı Avukat Yusuf Özer, Başsavcı Yalçınkaya'nın dava açmasına tepki göstererek daha önceki örneklerinde olduğu gibi Başsavcının görevden alınmasını istedi.
"Şemdinli iddianamesini hazırlayan Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın, iddianamesi'nde bir paşa ismi zikrettiği için, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK ) kararıyla meslekten ihraç edildiğini hatırlatan Özer; "İhtilal yapanların cezalandırılması için eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren hakkında iddianame düzenleyen Adana eski Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu meslekten ihraç edildi. Türkiye'nin birliğini ve dirliğini temsil eden ve halen Cumhurbaşkanlığı görevinde olan bir kimse için iddianame düzenlemek, şaşkınlık verdi. Bu işi yapan Cumhuriyet Başsavcısı'nın derhal görevden el çektirilmesi gerekir. Benzer durumlarda daha önce hukuk nasıl işlemiş ise aynen işlemelidir. Adalet Bakanlığı ve HSYK derhal Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı hakkında meslekten ihraç için işlem başlatmalıdır." şeklinde konuştu.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın da yanlış yapabileceğine dikkat çeken avukat Yusuf Özer, "Elbette İktidar partisi aleyhine de dava açılabilir. Hukukun üstünde hiçbir şey olamaz. Ama yargının tepesindeki Başsavcı bu hukuksuzluğu yapıyorsa hukuk içerisinde onunda cezası verilmelidir. Anayasa'da parti kapatma ile ilgili maddeler değiştirilerek zorlaştırılmasına rağmen, kulaktan duyma haberleri, gazete kupürlerini bazı milletvekili ve belediye başkanı sözlerini delil diye koyacaksın ve laiklik karşıtı eylemlerin odağı gerekçesiyle dava açacaksın. Nerede odak olan eylemler. Ülkemizin ulaştığı demokratik kültür ve hukuk devleti seviyesi bu basitlikleri aşmalıdır. Böyle bir iddianame Anayasa Mahkemesi'nden dönmelidir ve bu iddianameyi hazırlayan yargılanmalıdır." diye konuştu.
Hukuk düzenini korumanın sadece Başsavcı'nın görevi olmadığına değinen Özer tepkisini şöyle sürdürdü: "Bu ülke hepimizin ve hepimiz bu ülkede yaşıyoruz. Bu ülkeyi karıştırmak isteyenlere demokratik yoldan tepki koymak hepimizin görevidir. Yapılan sivil darbeye karşı sivillerin cevap vermesi gerekir. Elbette kanunlara uyarak ve taşkınlığa mahal vermeden demokratik tepkileri koymak gerekir."