Kamuoyunda "Aslanlı çete" olarak bilinen suç örgütünü kurdukları ve bu örgüte üye oldukları iddiasıyla aralarında emekli polislerin de bulunduğu 21 kişinin yargılanmasına başlandı.
İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya örgüt lideri olduğu ileri sürülen Mehmet Selahattin Merih'in de aralarında bulunduğu 6' sı tutuklu 17 sanık katıldı. Sunucu Elif Güvendik ile birlikte tutuksuz 4 sanık ise duruşmaya gelmedi.
Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen ve iftiraya uğradığını ileri süren Mehmet Selahattin Merih, titrek bir heyecanla ifade verdiğini söyledi. Uzun yıllar turizm işiyle uğraştığını ve müşteki Mustafa Gesoğlu ile ortaklık yaptığını anlatan Merih, iş ortağının kendisine komplo kurduğunu iddia etti. Merih, "Şirketin bazı gayrimenkul ve araçları Mustafa Gesoğlu'nun üzerineydi. Bir süre sonra ortalıktan kayboldu, kendisine ulaşamadım. Bu mallara ilginç fiyatlarla müşteriler gelmeye başladı. Eski otağımın araç ve gayrimenkullerdeki vekaletnameyi de kaldırdığını öğrendim. Beni bitirmek için komplo kurdu. Benim örgüt kurmak, tehdit, cebir, el bombası bulundurmak gibi suçlarla ilgim yok. Madem hukuk devletindeyiz ve telefon dinlemeleri delil olabiliyor. Bunların hepsi anlaşılır." dedi.
Örgüt üyesi iddiasıyla yargılanan diğer sanıkların yanında çalışan normal işçiler olduğunu savunan Merih, "Birçoğu daha önce yanımda çalışıp ayrılmış kişiler. Güvenlik şirketinden seçtiğim kişiler, nasıl çete kurabilirim? Bunlar devlet terbiyesi almış kişiler. Biz kurumsallaşmış bir şirketiz." diye konuştu.
Tutuklu sanık Eyüp Pamuk, savunmasında Merih hakkında ilginç iddialarda bulundu. Merih'in Sezgin Çelik adlı şahsı çırılçıplak soyup hayalarını sıktığını iddia eden Pamuk, Merih'in gönderdiği bazı avukatların cezaevine gelerek kendisini tehdit ettiğini ileri sürdü. Pamuk, "Başkasını ziyarete geliyor gibi gelip beni tehdit ediyorlardı. Küçük kağıtlara yazdıkları notları bana okuyorlardı. İfademi değiştirmemi, Mustafa Gesoğlu üzerine ifade vermemi istiyorlardı. Bu nedenle Merih'in beni öldürüp öldürmeme arasında karar veremediğini düşünüyorum." şeklinde konuştu.
Tutuklu sanıklardan emekli polis memuru Burhan Çarlı, 4 yıl Başbakanlık korumada çalıştığını, emekli olduktan sonra güvenlik şirketinde işe başladığını anlattı. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Çarlı, emniyette darp edildiğini iddia etti.
Tutuklu emekli polis Suat Öztürk ise, prensip sahibi olduğunu belirterek hiç kimsenin kendisine bir şey yaptıramayacağını söyledi. Suçlamaları kabul etmeyen Öztürk, "Ruhsatsız silah bulundurduğum öne sürüyor. Bu silah bana görevli olduğum dönemde verilmiş silahtır. Görevde çalışırken ruhsat almıyoruz. Emekli olduktan sonra da hakkımdaki soruşturmalar nedeniyle ruhsat almadım. Silahı yanımda taşımıyorum. Evde yada arabamda bulunduruyorum." Dedi. Diğer sanıklar da haklarındaki suçlamaları kabul etmedi.
Duruşmada dinlenen müşteki Mehmet Ali Erbaş, sanıklardan şikayetçi olmadığını söyleyerek, ifadesinin emniyette baskı altında alındığını savundu.
Tahliye taleplerini reddeden mahkeme duruşmayı erteledi.
-İDDİANAME-
Örgütün lideri olduğu iddia edilen Mehmet Selahattin Merih'in 67 yıldan 200 yıla kadar hapsi istenirken sunucu Elif Güvendik'in örgüte yardım ettiği gerekçesiyle 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Aralarında emekli polis memurlarının da olduğu 19 sanık hakkında ise 1,5 yıldan 95 yıla kadar değişen hapis cezaları isteniyor.
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ergül tarafından hazırlanan 27 sayfalık iddianamede, Organize Şube Müdürlüğü'nde daha önce kaydı olan Mehmet Selahattin Merih'in etrafındaki bir kısım şahıslarla illegal faaliyetler yaptığının tespit edilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı anlatılıyor. Yapılan telefon dinlemeleri sonucunda Merih'in etrafında emekli güvenlik güçlerinden oluşan bir koruma birimi oluşturduğu, suça konu eylemlerde emrindeki korumalarının da kendisine katıldığı, Merih'in verdiği emirleri sorgusuz sualsiz kanuna uygun olup olmadığını bile düşünmeye gerek duymadan yerine getirdikleri iddianamede yer alıyor. Böylelikle haksız çıkar amacı güden bir suç örgütüne dönüşen oluşumun mayasının şiddet ve cebirle perçinleştiğinin tespit edildiği kaydediliyor.