Ulusal Fındık Konseyi (UFK) Yönetim Kurulu Üyesi Ali Haydar Gören, ülkelerin üretimi teşviği ile birlikte dünyadaki fındık alanlarının artmasının Türk fındığının geleceğini zora sokacağını söyledi.
Dünya fındık üretiminin artmasıyla, fındık üretim ve ihracatında lider konumunda olan Türkiye'nin arz fazlası nedeniyle en büyük sorunu yaşayan ülke olacağını savunan Gören, "Türkiye'nin yapması gereken; uygun ve istikrarlı fiyatlarla, Amerikan'ın bademde yaptığını gerçekleştirerek, rakip olabilecek ülkeleri saf dışı edip, büyük bir pazarlama ağı kurabilmektir. Aksi takdirde her geçen gün daha zor olacaktır." ifadelerini kullandı.
Fındıkta 1964'den bu yana devlet adına yapılan destekleme alımlarının, son yıllarda tarihinin en yüksek düzeyine ulaştığına dikkat çeken Gören, "Bu uygulamaların özellikle fiyat noktasında ulaştığı noktalar, uluslararası pazarlar için fındığı cazip bir ürün haline getirmiştir. Özellikle yüksek fiyat politikaları ve istikrarsız seyirler, başta doğu komşularımız olmak üzere dünyanın birçok yerinde fındık ekimini adeta teşvik etmiştir, etmektedir. Kişi başına düşen Gayri Safi Milli Hasıla'nın (GSMH) çok düşük olduğu Gürcistan ve Azerbaycan için mevcut fiyatlar bu ürünü cazip hale getirmektedir. Dünya fındık üretim ve tüketimi belli bir dengede yürümektedir. Tüketimin yıllık ortalama 750-800 bin ton, üretiminin ise 1 milyon ton seviyelerinde gerçekleşmesi mevcut halde bile arz fazlası oluşturuyor. Bu durumda alıcılar en kaliteli fındığı en ucuza nasıl alırız bunun çabası içindeler. Destekleme alımlarıyla kabuklu fındığın kilosunun 4 dolarlar civarında tutulması, ekonomik olarak diğer ülkelere çok cazip gelmektedir. Bu da bu ülkelerde plantasyonları hızlı bir şekilde geliştiriyor." dedi.
Azerbaycan ve Gürcistan ile Karadeniz çevresindeki diğer ülkeler ve Güney Amerika'da dikili alanların her gün artmasının Türk fındığını tehdit ettiğini ileri süren Gören, Azerbaycan'da 30 bin, Gürcistan'da ise 50 bin ton civarında bir fındık üretildiğine işaret etti.
Ermenistan, Ukrayna, Bulgaristan ve Romanya'da da dikimlerin yapıldığını dile getiren Gören, Arjantin'de yapılan deneme üretimlerini takiben daha uygun iklim koşulları ve alanların bulunduğu Şili'de üretimin hızla artmaya başladığına vurgu yaptı.
Önümüzdeki süreçte bu üretimin çeşitli desteklerle hızla artmasının da söz konusu olduğuna değinen Gören, şöyle devam etti: "Şartlar bu şekilde geliştiği sürece, yeni fındık üreticilerinin fiyatları uluslararası alıcılar tarafından daha cazip hale gelecek ve Türk fındığının pazarlaması giderek zorlaşacaktır. Ayrıca, Türkiye için tek tehdit Azerbaycan ve Gürcistan değildir. Karadeniz çevresindeki diğer ülkeler ve Güney Amerika'da dikili alanlar her gün artıyor. Şimdilik, fındık üretim ve ihracatında lider konumunda olan Türkiye, arz fazlası nedeniyle en büyük sorunu yaşayan ülke olacak ve sıkıntılar birbirini izleyecektir. Bu durumda yapılması gereken; uygun ve istikrarlı fiyatlarla, Amerikan'ın bademde yaptığını gerçekleştirerek, rakip olabilecek ülkeleri saf dışı ederek, büyük bir pazarlama ağı kurabilmektir. Aksi takdirde her geçen gün daha zor olacaktır."