AKP Grup Toplantısı (3) Başbakan Erdoğan: "Tehlikede Gördüğünüz Laiklik Değil Çıkarlarınız"

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Başbakan Erdoğan, Türban Düzenlemesine Karşı Çıkan Medya Gruplarını Sert Bir Dille Eleştirdi. Erdoğan, "Açık Söylüyorum, Aslında Çıkarlarınızı Tehlikede Görüyorsunuz, Yoksa Laikliği Değil. Bu Manşetler Yalnızca Çıkar Kavganızı Örtmek İçin Bir Maske.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, türban düzenlemesine karşı çıkan medya gruplarını sert bir dille eleştirdi. Erdoğan, "Açık söylüyorum, aslında çıkarlarınızı tehlikede görüyorsunuz, yoksa laikliği değil. Bu manşetler yalnızca çıkar kavganızı örtmek için bir maske. Tıpkı bazı protesto gösterilerinde cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ün Bolşevik Lenin'e meşruiyet kazandırmak için istismar edilmesi gibi, siz de laiklik üzerinden kendi çıkar kavganıza meşruiyet kazandırmanın peşindesiniz" dedi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında türban düzenlemesine karşı çıkan medya gruplarını ve CHP'nin eleştirilerine sert yanıt verdi. "Türkiye geçmişte ne çektiyse kutuplaşmadan, gerilimden çekti" diyen Erdoğan, dağ gibi aşılmaz yükseklikte zannedilen birçok sorunun incir çekirdeğini doldurmayan kaygılar nedeniyle yıllarca ertelendiğini söyledi.

TBMM'de hak ve özgürlükler konusunda bir adım atılınca "CHP'nin ve onlarla birlikte hareket eden medya grubunun yaygara kopardığını" söyleyen Erdoğan, sadece bazı siyasetçilerin değil, bazı medya gruplarının da eski alışkanlıklarından kurtulması gerektiğini ifade etti. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

-"CHP YANDAŞI MEDYA YAYGARA KOPARIYOR"-

"CHP yanlısı bu grubun gazeteleri, ne yazık ki bir kez daha Türkiye'yi bölünmüş, ikiye ayrılmış gibi göstermenin gayreti içindeler. Dünyaya, 'iki Türkiye' fotoğrafı vererek, sanal kutuplaşmalar üreterek, gerilimi artırarak bir netice alacaklarını zannediyorlar. Sonra kendi yaygaralarının yansımalarını delil gösterip, 'Bakın, dünya medyası da bizim gibi düşünüyor' diye manşet atıyorlar. Güya, Türkiye'de bir kaos, belirsizlik havası ortaya çıkmış, kimse ne yapacağını, ne olacağını bilemiyormuş. Kimseyi yanıltmayın, dünya medyasından işinize geldiği gibi cımbızlayarak, seçerek verdiğiniz örnekler, sizin sesinizin yansımasıdır."

-"YAZDIKLARINIZIN DAHA MÜREKKEBİ KURUMADI"-

Erdoğan, birçok konuda CHP zihniyetinin yaklaşımının batıda "istihza" ile karşılandığını ve medyanın bunu görmediğini kaydederek, CHP'nin aynı medyanın "CHP sosyal demokrat değildir" diyen liderlerin sesini duymadığını da söyledi. Erdoğan, "Bizzat şahsıma, sosyal demokrat bir liderin CHP'yi nasıl gördüğünü anlatan kendileri olduğunu bile gazetelerinde yazamazlar ama bana anlatırlar. Çünkü dürüst değiller. Bunlar ikircikli. İşte onlara ne denir? Onu da bulmamız lazım, Türkçesini bulmamız lazım. Bakın o zaman uygar, medeni dünya, bir temel hak ve özgürlük konusunda güya rejim için endişeye kapılıp yaygara koparan CHP yandaşı medyayı nasıl tasvir ediyor, sizi nereye koyuyor, görün. Türkiye'de bir kaos ve tutarsızlık varsa o da bu başlıkları atanların kafasındadır. Bunu da böyle bilin. Daha düne kadar, seçim atmosferinin heyecanı içinde yandaşınız Sayın Baykal'ın başörtüsü sorununu çözme vaatlerini manşetlerinize taşıyordunuz. 'Üniversitelerde böyle yasak olmamalı' diye yazdığınız yazıların daha mürekkebi kurumadı. Ne oldu da şimdi yaygara koparıyorsunuz? O zaman istismar mı yapıyordunuz, istismara alet mi oluyordunuz?" diye konuştu.

-ATATÜRK VE LENİN -

CHP gibi medyanın da gerilim politikasıyla hareket ettiğini ifade eden Erdoğan, "Hiç mi CHP'nin yaşadıklarından ders almıyorsunuz?" diye sordu. Medyanın başörtüsüyle bir derdinin olmadığını sadece fırsattan istifade başka bir hesabı görmek istediğini savunan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Açık söylüyorum, aslında çıkarlarınızı tehlikede görüyorsunuz, yoksa laikliği değil. Bu manşetler yalnızca çıkar kavganızı örtmek için bir maske. Tıpkı bazı protesto gösterilerinde cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ün Bolşevik Lenin'e meşruiyet kazandırmak için istismar edilmesi gibi, siz de laiklik üzerinden kendi çıkar kavganıza meşruiyet kazandırmanın peşindesiniz."

-ÇOĞUNLUĞUN ZORBASI-

Türban düzenlemesiyle ilgili bir gazetecinin "Çoğunluğun zorbalığı" tanımını kullandığını anımsatan Erdoğan, "Bunun edeple adapla bir ilişkisi var mı? Azınlığın çoğunluğa tahakkümüne evet diyeceksin, 411'i kaos olarak göstermek suretiyle demokrasiyi yok farz edeceksin. Sen bunu hangi siyasi etikle, anlayışla bir araya getiriyorsun?" dedi.

-KÖŞEYE SIKIŞTIRMA METOTLARI-

Başbakan Erdoğan, kamuoyu araştırmalarında medyanın güvenilirliği en düşük kurumlar arasında geldiğini söyleyerek, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bazı vatandaşlarımızın hassasiyetlerini kullanarak, laikliği çıkar kavganıza maske yaparak, bizden hiç bir haksız menfaat elde edemezsiniz, edemeyeceksiniz. Tehdit suretiyle bizden menfaat elde edemeyeceksiniz, edemezsiniz. Bunlar, kendilerine göre alıştıkları köşeye sıkıştırma metotlarıdır. Biz bunları biliyoruz. Ama bundan bizden bir şey alamayacaksınız, boşuna uğraşmayın. Ortak değerlerimizi istismar ederek, insanlarımızı kışkırtarak, bir bardak

suda fırtına kopararak bir yere varamazsınız. Gelin Türkiye'ye de insanlarımıza da demokrasimize de haksızlık yapmaktan vazgeçin. Medyamız, siyasetçilerimiz bu ülkeyi dünya nezdinde küçük düşürmenin değil, bu ülkeyi büyütmenin hesabı içinde olmalıdır." (ANKA/SÜRECEK)

(İG/ZG)

Kaynak: ANKA