AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Necati Çetinkaya,
DTP Grup Başkanı
Ahmet Türk'ün "Silahlı mücadele Kürtlere zarar veriyor" sözlerini "olumlu bir gelişme" olarak değerlendirdi.
Başbakan Erdoğan, AK Parti hakkında açılan kapatma davasıyla ilgili olarak milletvekillerinin görüşlerini almaya devam ediyor. Erdoğan'ın son milletvekili grubuyla görüşmesi saat 10.40'da AK Parti Genel Merkezi'nde başladı.
Çetinkaya, Başbakan ile görüşmek üzere AK Parti Genel Merkezi'ne gelişinde, basın mensuplarının, DTP Grup Başkanı Ahmet Türk'ün "Silahlı mücadele Kürtlere zarar veriyor" sözüyle ilgili görüşünün sorulması üzerine, "İnternet sitesinde basına intikal etmiş. Bu tür yaklaşımlar uzun süreden beri söyleniyor. Silahla hiç bir zaman bir mesele çözülmemiştir. Dünyanın hiçbir döneminde de çözüm olmamıştır. Biz herkese şöyle seslendik: 'Silahları bırakın gelin devletin emin ellerine teslim olun. Devletin meşru nizamına karşı siz de bir vatandaş olarak uyun.' Biz şunu da söylüyoruz: 'Anneler üzgün, babalar üzgün, yakınlar üzgün. Anneniz babanız sizleri seviyor ve yuvanıza bekliyor, dağlarda değil" dedi.
"DTP'nin bu çıkışı sizi şaşırttı mı ?" sorusuna Çetinkaya, "Bence son derece olumlu bir yaklaşım olmuştur. Bu olumlu yaklaşım karşısında inşallah sonu da gelir. Böylelikle doğru olan ülkenin yasalarına her vatandaşın uyması ve saygı göstermesi, saygılı olmasıdır. Yasalara saygılı olmayanlar hep neticesine katlanmışlardır. Onun için annelerin feryatlarına, yani bölgedeki annelerin feryatlarına bu şekilde söylenmesinde olumlu bir adım olarak gördük. Onlar da bunu ısrarla söylüyorlardı ve rahatsızlardı" diye konuştu.
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Alifeyyaz Paksüt'ün iki aydır dinlendiği yönündeki kaygıları olduğu yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine Çetinkaya, "Uzun yıllar mülki idare amirligi yaptım. İlin valisi, emniyet müdürü, İçişleri Bakanın beyanları aslolan beyanlardır. Hepinizde o açıklamalır gördünüz. Böyle bir şeyin bahis konusu olmadığı ve dolasıyla orada bulunan aracın başka gaye ile orada bulunduğunu, dolasıyla mensubu bulunduğu Kaçakçılık ve Organize Şuçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün uyuşturucuya yönelik bir çalışma olduğunu açıklandı. Ben olayın iç yüzünü bilemiyorum. Detayını bilen arkadaşlarımız açık yüreklilikle bunun böyle olmadığını, böyle şeyin bahsis konusu olmadığını ifade ettiler. Yanlış bir anlaşılma olduğunu İçişleri Bakanı ve yetkililer ifade ettiler. Şöyle miydi, böylemiydi dersek, meseleyi kurcalarsak rahatsızlık meydana gelir" diye konuştu.
"İSTİKRARI EL BİRLİĞİ İLE YAKALAYACAĞIZ"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi de basın mensuplarının AK Parti hakkında açılan kapatma davasıyla ilgili TBMM Başkanı Toptan'ın açıklamalarının hatırlatılması üzerine, "Nasıl bir karar çıkacağını biz de merak ediyoruz tabii. Meclis Başkanı'nın zannediyorum açıklaması toplumu germemek adına herkesin memnun olacağı bir karardır ve bu karar hayırlı olsun'' dedi.
''Meclis Başkanı, belgelere de bakılsın olaylara da bakılsın ama siyasal istikrar da gözetilsin bir yandan diyor. Siz de aynı görüşte misiniz ?'' sorusuna Tanrıverdi, "Tabi Meclis Başkanı'nın ne amaçla bunları söylediklerini bilmem ama tabii ki herkes istikrardan yanadır, güvenden yanadır. İstikrarsızlığın doğuracağı sonuçlar olumsuzluktur. Bu belli. dolayısıyla herkesin gönlü istikrardan yanaysa bu istikrarı elbirliğiyle yakalayacağız'' şeklinde cevap verdi.
"TERÖRLE MÜCADELEDE BEKLEDİĞİMİZ ADIMLARI ATMADILAR"
Konya Milletvekili Sami Güçlü de Paksüt'ün dinlendiği yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine, bu konuyla ilgili kendisinin açıklama yapmasının uygun olmayacağını söyledi. TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın mahkemeden "Oh dedirtecek bir karar bekliyorum" yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine konuyla ilgili olarak AK Parti yetkililerinin gerekli açıklamaları yaptığını belirtti.
DTP Grup Başkanvekili Ahmet Türk'ün "Silahlı eylem Kürtlere zarar veriyor" sözünün hatırlatılması üzerine Güçlü, şöyle dedi: "Güneydoğu ile sorunları Türkiye'nin çok önemli bir sorunu olarak algılıyoruz. Bu konuda kardeşlik hukukuna ve birlikte yaşama iradesini hayata geçirme konusunda toplumun o kesiminin benzer düşünceleri ve gelişmeleri çok dikkatle takip ediyoruz.
Bu ülkede birlikte yaşama konusudaki arzu, o bölgenin siyasi hareketlerinin mensupları tarafından dikkate alınmalı. Terörle ilgili konulurda beklediğimiz adımları henüz atmadılar."