DTP Grup Başkanı
Ahmet Türk, Türkiye'nin Irak Kürtleriyle ilişki kurmasını olumlu bulduklarını söyledi. Devam eden çatışma ortamından hükümetin sorumlu olduğunu savunan Türk, 'Eve Dönüş' için öncelikle evin içinin düzenlenmesi gerektiğini savundu.
DTP Grup toplantısında konuşan Ahmet Türk, Anneler Günü'nün kutlandığını hatırlatarak, "Bu kadar kan-gözyaşı içerisinde bu günü nasıl kutlayacağımı da durmadan düşünüyorum. Maalesef, annelerin durmadan ağıt yaktığı bir coğrafyada yaşıyoruz" dedi.
DTP olarak Irak'a yaptıkları ziyaretle ilgili bilgiler veren Ahmet Türk, bu bağlamda Türkiye'nin son günlerde Irak Kürtleriyle kurmaya başladığı ilişkiyi de değerlendirdi. Irak Devlet Başkanı Talabani'nin Ankara ziyaretiyle başlayan olumlu ilişkileri DTP'nin ilkesel olarak olumlu bulduğunu ifade eden Ahmet Türk, "Gerçekten Türkiye'nin en az iç barış kadar komşu halklarıyla da barışçıl bir diyaloğa ihtiyacının olduğunu düşünüyoruz. Düşmanlıklara varacak hasmane tutumların yıllardır Türkiye'ye neler kaybettirdiği ortada" diye konuştu.
"Terörle Mücadele" politikasına destek amacıyla çalmadık kapı bırakmayan siyasal iktidarların, ülkenin dış politikasını da bu ilişkilerin esiri haline getirdiğini savunan Ahmet Türk, bu yüzden komşu ülkeler ve kardeş halklarla kalıcı bir dostluk kurulamadığını söyledi.
Türkiye'nin, korkuları nedeniyle ilişki kurmaktan kaçındığı dinamiklerden birisinin de Irak Kürtleri olduğunu ileri süren Türk, "Ortadoğu'daki yeni dengeler, gerekse de uluslararası koşullar nedeniyle Türkiye'nin Kürtlerle belli boyutlarda ilişki geliştirme arayışına yöneldiğini görüyoruz. Elbette bunu küçümsemiyor, tam tersine önemsiyoruz. Daha bir yıl öncesindeki aşağılayıcı-hasmane tutumlara bakıldığında son ziyaretler bu noktada olumlu bir adım niteliği taşımaktadır. Beklentimiz ve temennimiz, bu ilişkilerin daha kalıcı ve uzun vadeli olması yönündedir. Türkiye'nin Kürtlerle diyaloğunun da dönemsel değil, daha uzun vadeli ve kalıcı dostluğa dayanan kucaklayıcı bir temelde gelişmesinden yanayız" şeklinde konuştu.
Ahmet Türk, bu ilişkinin, çatışmaların sona erdirilmesine katkı sağlayabileceğini belirterek, "İlişkilerin güven verici olup olmayacağını biraz da zaman gösterecek. Çünkü, Türkiye'nin 1990'lardan kalma Kürtleri çatıştırma politikasını tamamen terk ettiğini söylemek zor. Son dönemlerdeki mesajlar ve açıklamalara bakıldığında bu kaygımızı haklı çıkaracak işaretler bulunmuyor değil" dedi.
"Geçen hafta içerisinde çatışmalarda yaşamını yitiren gencecik evlatlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum" diyen Ahmet Türk, AKP hükümetinin askeri operasyonlardaki anlamsız ısrarı nedeniyle kanın akmaya devam ettiğini öne sürdü. Başbakan Erdoğan'ın, bu gencecik insanların ölümü nedeniyle siyasi sorumluluk sahibi olduğunu savunan Türk, "Başbakan'a açık çağrı yapıyorum, bu gencecik bedenleri toprağa vermek hepimize acı veriyorsa o halde gelin barış için ortak çabalar ve ortak çalışmalar yürütelim. Eğer bunu yapacak niyetiniz veya cesaretiniz yoksa, ölümlerden sorumlu olmaya devam edeceğinizi ve halkın iki elinin yakanızda olacağını bilmenizi isteriz" diye konuştu.
EVE DÖNÜŞ ÇAĞRILARI
Son operosyonlardan sonra Başbakan Erdoğan'ın, "Eve dönün" çağrısında bulunduğunu dile getiren Ahmet Türk, "Şimdi bir kere 'Eve dönüş' çağrısı yaparken, öncelikle o evin içini bir düzeltmeniz gerekmez mi ? Evin içi bu haldeyken kim döner ? Şimdiye kadar kim döndü ? PKK, Kürt sorununun bir sonucudur. Nedeni değildir. Eğer evin içini düzelterek, Kürt sorununu çözmezseniz, bir PKK gider, başka bir PKK doğar. Tarihin sayfalarına şöyle dönüp bir bakın ! Birbirini izleyen 28 isyan bu bozuk evin içinden doğmadı mı ? Niye bunları inkar ediyorsunuz ?" şeklinde konuştu.