"Şantaj" ve "cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak" suçundan yargılanan "Adnan Hoca" olarak tanınan
Adnan Oktar'ın da aralarında bulunduğu 18 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Adnan Oktar ile toplam 8 sanık hakkında duruşmaya polis zoruyla getirilme kararı çıktı.
İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada 18 sanıktan Kartal İş, Hasan Basri Güner, Halil Hilmi Müftüoğlu ve Tarkan Yavaş hazır bulundu. Mahkeme Başkanı Salih Öztürk, Yargıtay 8. Dairesi'nin bozma ilam kararı ile Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin mahkemelerinin görevli olduğuna dair kararlarını okudu. Şikayetçi avukatı Rezzan Aydınoğlu ve avukat Nalan Kuğuoğlu bozma ilamına uyulmasını istedi. Sanıklar, Yargıtay 8. Ceza Dairesi bozma ilamının ideolojik olduğunu ve dayanağının bulunmadığını ileri
sürdü.
Sanıklar emniyette ifadelerin işkenceyle alındığını savunarak, bozma ilamında da bu ifadelerine dayanıldığını, oysa bu ifadelerin geçersiz olduğunu iddia etti. Şikayetçi avukatlarından Nalan Kuğuoğlu, "İşkenceyle ilgili sanıkların belirttikleri deliller davanın başından beri ileri sürülmüştür. Bu talepleri davaya uzatmaya yöneliktir" dedi.
Avukat Rezzan Aydınoğlu ise "Ben 1994'ten beri bu davaya giriyorum. 1994'te nasıl şantaj ve iftira yapıyorlarsa bugün de aynı şantaj ve iftirayı sürdürüyorlar" şeklinde konuştu. Sanık avukatı Fatih M. Doğan ise, "Bozma ilamındaki bir kısım gerekçeler, polis fezlekesindeki iddialardır. 27 müştekiden 11'i işkence görmüştür. Bununla ilgili dava sürmektedir" ifadelerini kullandı.
Avukat Kerim Kalkan da müvekkili Adnan Oktar'ın, yurtdışına çıkış yasağının kaldırılmasını, tutuklama reddini talep etti.
Mahkeme, sanıklar Adnan Oktar, Fırat Develioğlu, Mustafa K. Gül, Uğur Örmen, Ferhat Terkoğlu, Ufuk Özturgut, Hatice T. Özdemir, Korkut Yasa ve Adnan Tınarlıoğlu adına zorla getirilme müzekkeresi çıkarılmasına karar verdi. Sanıkların bir dahaki celse hazır olmama durumunda yakalama kararı çıkartılacağını, gelecek celse düşünülmesine ve sanıkların celse arası gelmeleri durumunda da ifadelerin alınmasını hükmetti. Duruşma diğer sanıkların da ifadelerinin alınması için ertelendi.
Adliye çıkışında sanık aileleri gazetecilere, "Bizim çocuklarımızla herhangi bir sorunumuz yok. Diğer annelerin söyledikleri iftira. Bilim Araştırma Vakfı (BAV) camiasındaki çocuklarla hiçbir sorumuz yok. Sonuna kadar da onlarla birlikteyiz. Çocuklarımız Allah'ın yolunda. Sayın Adnan Oktar Beyefendi'nin de sonuna kadar arkasındayız" dedi.
Oktar Babuna ise soyadını değiştireceğini belirterek, "Yine aynı oyun oynanıyor. Yargıtay içindeki Marksist bir yapılanmadan kaynaklanan eski polis fezlekelerine dayanan ifadelerle dava devam ettirilmeye çalışılıyor. Sayın Adnan Oktar'ın bütün dünya çapında Darvinizm'e, materyalizme, Türkiye de bölücülüğe, PKK'ya karşı çok etkili mücadelesi var" diye konuştu.
"Adnan Oktar dünyanın en güzel ahlaklı insanı, dünyanın en akıllı insanı 265 tane kitabı var" diyen Oktar Babuna, "Ailem hastalığım sırasında parayı kesti. Kan kampanyasını baltalamaya çalıştı. Bunların dışı Müslüman, içi Yahudi. Geceleri ağlayarak mum ışığında Tevrat okur" şeklinde konuştu. Oktar Babuna'nın kız kardeşi, Hüma Babuna da "Adnan Bey'i çok seviyoruz. Ömrümün sonuna kadar saldırsalar ömrümün sonuna kadar Adnan Bey'e destek vermeye devam edeceğim. Annem babam değil, birkaç milyar annem babam
gibi insan çıksa karşıma yine de fikirlerimden vazgeçmeyeceğim" dedi.
Oktar Babuna'nın kız kardeşi Tuba Babuna ise şunları söyledi:
"Cevat Babuna'nın kızıyım. Benim annem içeride mahkemeye yalan iddialarda bulunuyor. Benim evden ayrılmama tamamen kişiseldir. Kimsenin baskısı altında değilim. Benim evden ayrılmamın nedeni tamamen kişiseldir. Evden ayrılmamın nedeni ailemle olan inanç çatışmasıdır. Ben Müslüman biriyim.annem ve babam Yahudi dönmesidir. Annem kendini dışarıya Müslüman gibi gösteriyor ama Yahudi inancını yaşayan biridir. Annem ve babam Tevrat'ı ezbere okuyor. Müslümanlığımı istediğim gibi yaşayamadığım için ailemden
ayrıldım".
Selda İnal ise Filiz İnal'ın kızı olduğunu belirterek, "Annem şuan içerde doğru olmayan beyanlarda bulunuyor. Söylediklerinin hiçbiri doğru değil. 17 yıldır ailemle yaşamıyorum. Benim ailemle görüşmeme nedenim bana baskı ve şiddet uygulamalarıdır. Ben 37 yaşındayım. Üniversite mezunuyum. Fransız Koleji mezunuyum.annemin gayrı ahlaki yaşantısından dolayı ailemle yaşamıyorum. Ben baskı altında değilim hiçbir mağduriyetim yok" şeklinde konuştu.
Cevat Babuna'nın torunu Emre Ertüzün, "Anneannem ve dedem asılsız iddialarda bulunuyor. Gerçekdışı suçlamalar. Biz ahlak dışı yaşantılarından dolayı birlikte yaşamıyoruz. Onlar farklı yaşıyorlar. Bugün buraya şahitlik yapmak için geldik. Cevat Babuna'nın diğer torunu Erdem Ertüzün de Müslüman gibi yaşıyoruz biz" dedi.
(SK-ED-ÖK-Y)