Kamuoyunda ''Adnan Hoca'' olarak tanınan
Adnan Oktar'ın da aralarında bulunduğu 18 sanığın yargılandığı dava kapsamında Oktar ve 8 sanığın gelecek duruşmaya zorla getirilmesi kararlaştırıldı.
Yargıtay'ın haklarındaki kararı bozması üzerine İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görülen davanın duruşmasına, tutuksuz sanıklardan Kartal İş, Hasan Basri Güner, Halil Hilmi Müftüoğlu ve Tarkan Yavaş katıldı. Oktar'ın da aralarında bulunduğu diğer tutuksuz sanıklar ise duruşmaya gelmedi.
Mahkeme heyeti, duruşmaya gelmeyen sanıklardan Adnan Oktar, Fırat Develioğlu, Mustafa Gül, Uğur Örmen, Ferhat Terkoğlu, Ufuk Özturgut, Hatice Özdemir, Korkut Yasa ve Adnan Tınarlıoğlu'nun gelecek celseye zorla getirilmeleri amacıyla müzekkere yazılmasını kararlaştırdı.
Sanıkların gelecek duruşmada hazır olmamaları ya da adreslerinin tespit edilememesi durumunda haklarında yakalama kararı çıkartılmasının gelecek celse düşünülmesine karar veren mahkeme heyeti, sanıkların hazır olmaları durumunda Yargıtay'ın bozma ilamına karşı görüşlerinin celse arasında da alınabileceğini hükme bağladı.
Davanın duruşmasını izleyen Oktar Babuna, soyadını değiştirmek için mahkemeye başvurduğunu söyledi.
Adliyeden ayrılırken gazetecilere açıklama yapan Oktar Babuna, ''Adnan Oktar'ı ve bütün burada yargılananları kapsayacak şekilde beraat kararı verildi. Ancak işkenceyle alınmış ifadelerle dava devam ettirilmeye çalışılıyor'' iddiasında bulundu.
Anne ve babasını reddettiğini, mahkemeye başvurduğunu ve soyadını değiştireceğini anlatan Babuna, ''Annem ve babam, bizim yaşadığımız mütedeyyin yaşantıyı beğenmedikleri için bunu değiştirmeye çalışıyorlar'' diye konuştu.
Tuba Babuna da babası Cevat Babuna'nın her akşam dua odasında göz yaşı içinde Tevrat okuduğunu iddia ederek, anne ve babasının söylediklerinin tamamen asılsız ve yalan olduğunu ileri sürdü.
Duruşmayı izleyen ve adliye çıkışında gazetecilere açıklama yapan bir grup anne-baba da çocuklarının Bilim Araştırma Vakfında bulunduğunu ve bundan memnuniyet duyduklarını söylediler.
Bazı kişiler ise çocuklarının vakıfta bulunmasından rahatsızlık duyduklarını belirterek, yargının vakıf yetkililerini cezalandırmasını talep ettiler.