Üniversite-Sanayi İşbirliği Merkezleri Platformu (ÜSİMP) tarafından düzenlenen "Üniversite-Sanayi İşbirliği Ulusal Kongresi-2008" başladı.
Çukurova Üniversitesi Mithat Özsan Amfisi'nde düzenlenen kongrenin ilk gününde Vali Vekili Fikret Deniz'in açılış konuşması sırasında elektrikler kesildi. Deniz, jeneratörler devreye girmeyince bir süre kürsüde salonun aydınlanmasını bekledi.
Vali vekili, elektrik gelmeyince görüntü çeken yerel televizyon kamerasının ışığı altında ve mikrofon kullanmadan sözlerini uzatmadan kısa kesti.
Sanayinin konuşulduğu bir ortamda yaşanan bu olumsuzluk anlamlı bulunarak, tebessüme neden olurken Fikret Deniz, çağdaş uygurlığın bilim ve teknolojideyi yakalamaya bağlı olduğunu bildirdi. Deniz, teknolojiye sırtını dönen bir sanayinin gelişmesinin mümkün olmadığını dile getirdi.
ÜSİMP Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. A. Hamit Serbest ise ülkedeki ekonomik verileri aktardı.
Prof. Serbest, batıda özel sektöre büyük önem verildiğine dikkat çektiği konuşmasında, AB'nin 2002'den 2010 yılına kadar Ar-Ge harcamaları içinde özel sektör payının üçte ikisine yükseltmeyi hedeflediğini ifade etti.
Türkiye'de Ar-Ge çalışmalarında üniversitelerin ön plana çıktığına işaret eden Serbest, bu konuda 2006'da özel sektör payının yüzde 37'ye çıktığına değindi.
1995'ten buyana oluşan Ar-Ge'ye sağlanan desteğin 170 milyon dolar, oluşan hacminin 340 milyon dolar seviyesine çıktığını anlatan Serbest, TÜBİTAK'ın verileriyle ülke genelinde 2 milyarlık bir Ar-Ge hacminden bahsedilebileceğini açıkladı.
TÜBİTAK'ın yüzde 50-60'larda, Sanayi Bakanlığı'nın yüzde 75 oranında destek verdiği Ar-Ge faaliyetlerine bugüne kadar 2 bin kuruluşun 4 bin 500 proje sonduğunu vurgulayan Serbest, firmaların yüzde 95'nin düşük teknolojiye sahip olduğunu aktardı. Serbest, bu nedenle 2 bin rakamının çok çok yukarlara çıkması gerektiğinin altını çizdi.
Prof. Dr. Serbest, bütün kurumların Ar-Ge'ye harcanan paraları konuştuğunu, fakat bu kaynakla neler yapıldığının sorgulanmadığına dikkat çekti.
Adana Sanayi Odası Başkanı Ümit Özgümüş, 'üniversite-sanayi işbirliği' meselesinin çok konuşulduğunu, fakat az mesafe alındığını vurguladı.
Bunun nedenini daha çok teorik konuların konuşulmasına bağlayan Özgümüş, şunları söyledi: "Biz sanayiciler, üniversitenin hayatın içinde olmasını istiyoruz. Türkiye'de şu anda eğitim sisteminden kaynaklanan sebeplerden üniversiteler fabrikalardan, tarlalardan; sahadan kopuktur. Sistem ne yazık ki 'ezberci' bir yapıya dayanıyor. Ezberci sistemden mezun olan öğrenciler bize geldiğinide oturup, onları uzun bir sürede yeniden hayata alıştırıyoruz. Öğrenci, okuduğu bilgileri gelecekte nerede, ne zaman, nasıl kullanacağını bilmiyor?"
Öğretim üyelerinin hayatın içinde olmak yerine ne olduğu çok tartışmalı olan bilimsel dergilerde yayına yöneldiğini söyleyen Özgümüş, bu yayınların ne işe yaradığının çok tartışıldığını kaydetti.
Bilimsel yayın sayısının google'nin devreye girmesiyle arttığına işaret eden Özgümüş, bu yayınların etik ölçüler içinde üretildiğinin değerlendirilmesini istedi.
ÇÜ. Rektör Vekili Prof. Rifat Ulusoy ise 1992'den itibaren Türkiye'deki bilimsel yayın sayısı artış hızının dünya ortalamasının üzerine çıktığını savundu. Ulusoy, bilimsel yayın sayısı bakımından ülkenin dünyada 19.'uncu sıraya yükseldiğini hatırlattı.
Üniversite-Sanayi Ortak Araştırma Merkezi (ÜSAM) Başkanı Ali Tıltay da Türk ekonomisinin öncelikle 'Araştırma-Geliştirmeye mi ? (Ar-Ge), yoksa İnovasyon mı ? (toplumsal, kültürel ve idari ortamda yeni yöntemlerin kullanılmaya başlaması) ihtiyaç duyduğunu belirlemesi gerektiğini söyledi.
Birbirin alternatifi olmayan bu 2 kavramdan birinin öne çıkmasının kaçınılmaz hale geldiğine işaret eden Tıltay, kaynağın bilge dönmesi anlamına gelen Ar-Ge'nin uzun zaman istediğini söyledi.
Tıltay, tam tersine inovasyonla bilginin kaynağa dönüştüğünü kaydetti. Tıltay, "Bugün kaynak sıkıntısı yaşayan Türkiye'nin inovasyona daha çok kaynak ve zaman ayırması lazım." dedi.
2 gün süren kongreye çok sayıda bilim adamı katıldı.