TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreteri Hüseyin Atıcı, kentte var olan sorunların saptanması daha sonra bunların nedenleri ve çözüm önerilerinin tartışıldığı bir sempozyuma Adana büyükşehir ve merkez ilçe belediye başkanlarının katılmamasına tepki gösterdi.
Atıcı, "Hiç bir belediye başkanının sempozyuma gelmemiş olması, Adana'ya ilişkin en ciddi sorunun ne olduğu hususunda önemli gösterge niteliğindedir."dedi.
Adana İKK tarafından 9-10 Mayıs 2008 tarihinde düzenlenen "Adana Kent Sorunları Sempozyumu" sonuç bildirgesi yayınlandı.
Çukurova Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlenen basın toplantısında "Sempozyum Sonuç Bildirgesi" hakkında bilgi veren Atıcı, toplam 600'ün üzerinde kayıtlı delegenin olduğu 2 günlük organizasyona 9 ayrı oturumda 30 adet bildiri sunulduğunu kaydetti.
Adana resimleri slayt sunumu ve kentteki muhtarlara yönelik gerçekleştirilen anket sonuçlarının analiz edildiği sempozyuma gelmeyen belediye başkanlarını eleştiren Atıcı, "Böyle bir katılım eksikliği, Adana'da yerel yöneticilerin 'yöneticilikten' anladıkları şeyin 'dışlama, yok sayma, ele geçirme, elinde tutma' anlayışını göstermiştir."diye konuştu.
Sağlıklı bir kent yönetimi ve planlamasının ancak halkın kararlara katılacağı süreçlerle mümkün olabileceğine işaret eden Atıcı, bununla birlikte kentleri içeriksizleştiren ve değerlerini yok eden kesimlere karşı kararlı bir iradeye ihtiyaç duyulduğu ortaya çıktığını ifade etti.
Sempozyum Yürütme Kurulu üyelerinin de hazır bulunduğu toplantıda Atıcı, programda kent imar düzenlemeleri, iç ulaşım, depreme karşı yapıların güvenirliği, enerji altyapısı, demokratik katılım, bölgesel kalkınma ajansları, çevre sorunları, tarım alanları, su kirliliği, peyzaj düzenlemeleri, kentsel dönüşüm, içmi suyu kaynakları, kanalizasyon ve katı atık sorunlarının geniş boyutta ele alındığını anlattı.
Adana Kent Sorunları Sempozyumu Sonuç Bildirgesi'nde" özet şu değerlendirmelere yer veriliyor: "Sanayi alanları hızla pazarlanmaka ve sadece arazilerin ticari değerleri üzerinden projeler geliştirilmektedir. Kentin ekonomisini uzun süre ayakta tutabilecek, katma değeri yüksek yeni sanayilere yönelik yeterli ilgi oluşmadığından sanayi yatırımlarına isten fonlar ayrılmamaktadır. Tarım alanlarının yok edilmesi sadece ekonomik kayıplara neden olmamakta, hem toplum hem de çevre açısından telafisi olmayan sonuçlara neden olmaktadır. Yıllardır devam eden plansızlık ve denetimsizlik, yanlış arazi kullanımı politikaları, kaçak yapılaşma ve imar affı süreçleriyle de beslenmektedir. Adana'nın çağdaş altyapıya sahip olduğunu söylemek mümkün değildir. Toplu taşıma politikaları, bilimsel temellerden yoksun, dar çerçevelerde oluşturulmakta. Adana Ulaşım Ana (Master) Planı acilen hazırlanmalıdır. Trafik güvenliğinin artırılması amacıyla geometrik düzenlemeler yapılmalı yatay ve düşey trafik işaretleri teknik gereklerine uygun olarak projelendirilmeli. Bölgede elektrik iletim hatları iyileştirilmeli. En fazla kullanım (puant) saatlerinde arz güvenliği sağlanarak yatırımlar yapılmalıdır. Kentin bir çok yerinde eksik veya yetersiz olan su, kanalizasyon, yol ve çöp depolama gibi altyapılar en kısa sürede tamamlanmalıdır. Kent bilgi sistemleri hızlı kurulmalı. Adana jeolojik konum itibariyle deprem riski altındadır. İmar planına esas mikra bölgelendirme ve jeolojik çalışmaların bir an önce yapılması lazım. Afet yönetiminde yerel yönetimlerin katkıları eksiktir. Deprem senaryosu oluşturulmalı. Mevcut yapı stokları depreme dayanıklılık açısından irdelenmeli. Kent kimliğinin parçası olan yeşil alanlar rant uğruna ticari yada turistik alanlara dönüştürülmemelidir. Özgün Adana mimarisi ve kentin tarihi değerleri korunup, geliştirilmeli. Sanat ve kültür yaşamını zenginleştirecek etkinlik ve altyapılara yeterli kaynak aktarılmalı. Bölgesel Kalkınma Ajansı, bölgesel asgari ücret uygulamasının pratikteki zeminini hazırlayacaktır."