2. Uluslararası Lale Sempozyumu

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Çobançeşme'deki Arazinin Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan Tahsisini Aldıklarını Belirterek, "Burayı Çiçek ve Fidan Satış Mezat Alanı Yapmak İçin Hazırlık Yapıyoruz" Dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Çobançeşme'deki arazinin Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan tahsisini aldıklarını belirterek, "Burayı çiçek ve fidan satış mezat alanı yapmak için hazırlık yapıyoruz" dedi.

2. Uluslararası Lale Festivali etkinlikleri kapsamında Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen II. Uluslararası Lale Sempozyumu'na Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Prof.Dr. Mustafa İsen, Sanat Tarihçisi Prof.Dr. Nurhan Atasoy ile çok sayıda yerli ve yabancı katılımcı katıldı. Sempozyumda Başkan Topbaş'ın Kültür-Sanat Danışmanı Prof.Dr. İskender Pala da hazır bulundu.

Sempozyumun açılışında konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, laleyi anavatanı olan İstanbul'a döndürmek için başlatılan çalışmalar çerçevesinde 2005'te 600 bin, 2006'da 3.5 milyon, bu yıl da 8 milyon lale diktiklerini hatırlatarak, "Laleyi yeniden hayatımızın içine getirdik. Tekrar İstanbul ve İstanbullularla buluşturduk. Şimdi de Çobançeşme'de 300 dönümlük araziyi çiçek ve fidan mezat satış alanı yapmak için hazırlıyoruz. İstanbul yakın gelecekte lale başta olmak üzere çiçek ihraç eden bir şehir haline gelecek" dedi.

Çobançeşme'deki arazinin Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan tahsisini aldıklarını belirten Kadir Topbaş, sözlerine şöyle devam etti: "Burayı çiçek ve fidan satış mezat alanı yapmak için hazırlık yapıyoruz. Silivri, Çatalca ve Şile'de alım garantili çiçek yetiştiriyoruz. 365 gün orkide gibi laleyi de bulma imkanı olacak. 230 bin insan bu işten geçimini sağlayacak. İstanbul yakın gelecekte çiçek, lale ihraç eden bir kent haline gelecek. Bunun hazırlıklarını yapıyoruz. Silivri'de lale soğanı yetiştirilmeye başlandı. Geçmişte var olan bahçe sanatı yeniden İstanbul'a geliyor"

Kliması, endemiti ve florasıyla bu şehirin gerçekten farklı olduğunu anlatan Topbaş, "Bu şehir adeta bir ülke özelliği gösterir ve her noktasının kendine has bir özelliği vardır. Bunu yeniden keşfetmek, bu heyecanı yeniden yaşamak ve yaşatmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Kadir Topbaş, uluslar arası 200 internet sitesinde "Laleleri İstanbul'da Görün" diye tanıtım kampanyası başlattıklarını söyledi. Bu kampanyanın her yıl daha fazla büyüyerek İstanbul turizmine ciddi bir katkı sağlayacağını ifade eden Topbaş, İstanbul'da Cumhuriyet kutlamalarını da Sydney'deki yılbaşı kutlamalarından daha görkemli kutlamayı planladıklarını bildirdi.

İki kıtanın buluştuğu, sabah güneşinin iki kıtaya aynı anda doğduğu ve 3 büyük medeniyete başkentlik yaptığı bir şehirde yaşadığımıza dikkat çeken Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, şöyle konuştu: "Dünya bir dönem buradan yönetilmiş, böyle bir miras üzerindeyiz. Bu mirasın bilinciyle her şeyin aslını geri getirmek istiyoruz. Çünkü her şeyin aslı güzeldir. Lale bahçeleriyle, tekstilde, seramikte, edebiyatta, sanatta, resimde, fotoğrafçının objektifinde yer alarak farklı bir boyuta geleceğine inanıyorum. Bu sempozyum bize ışık tutacak ve tebliğler, kitaplar haline getirilerek İstanbullulara takdim edecek. İstanbullu adım adım laleyle yeniden buluşacak. 'Yitirdiğimiz, ama büyük bir hasretle yeniden sarıldığımız lale İstanbul'a hoşgeldi' diyorum"

LALE DEVRİ YENİ ARAYIŞLAR DÖNEMİDİR

Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Prof.Dr. Mustafa İsen de Lale Devri'nin eğitim kitaplarında hep olumsuzluk çağrıştıran ifadelerle anlatıldığını, oysa bu dönemin savaşlardan bunalan Osmanlı'nın bilim, kültür ve sanatta yeni arayışlar içine girdiği bir dönem olduğunu söyledi. Bu dönemin çok kısa sürdüğünü anlatan İsen, şöyle konuştu: "Lale uygarlıktır. İstanbul'da o dönem bin çeşit lale üretiliyordu. Çok değerli bir lale soğanının bin altına kadar satıldığı dönem olmuştur bu toplumda. Lale Konya'dan İstanbul'a geldikten sonra Osmanlı tezhibinden geçmiş ve ondan sonra bin çeşit lale ortaya çıkmıştır. Artık o Orta Asya bozkırının serazat çiçeği gitmiş ve ondan binbir türlü uygarlık tablosu ortaya çıkmıştır."

Lalenin İstanbul'da işlenerek bir uygarlık haline dönüştüğünü anlatan İsen, sözlerine şöyle devam etti: "Türk toplumu gerçekten son yıllarda sanayi, şehirleşme ve topyekun kalkınma noktasında büyük başarı elde etti ve bu başarıları şimdi yeni bir tezhibe çekerek oradan da yeni bir uygarlık tasarımı çıkarma gayretinde. Ben bu bakımdan İstanbul lalesinin son yıllarda bu kadar hayatımıza girmesini, bu uygarlığın bir işareti ve bizi bir yerlere taşıyacak olan yeni bir lale devrinin modeli görüyorum. Böyle düşünüyor, umuyorum. Bu lale devri, o lale devri gibi kısa sürmeyecek, uzun ve pozitifliği çağrıştıracak. Bizim güzele, estetiğe, sanata yürüyüşümüzün bir işareti olarak hayatımızda yer alacaktır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bu anlamda bir öncü rolü üstlendiği kanaatindeyim. Mesela Adapazarı Belediyesi burada gördüklerini kendi bölgesine yansıtacak çalışmalar içinde olmuş. Bunun dalga dalga bütün Türkiye'ye yayılabilecek bir iyi gelişme olduğunu düşünüyorum."

İstanbul'un megapol olduğunu anlatan İsen, "Megapol çevresindeki bin kilometrelik bir alan için cazibe merkezi olan, bu alanı yönlendiren bir cazibe merkezidir. İstanbul böyledir" ifadelerini kullandı.

Mustafa İsen, İstanbul'un bugün hala küreselleşmenin bütün hükmünü icra edememesine ve kapalı toplum yapıları devam etmesine rağmen bu bin kilometreye cazibe olan bir şehir olduğunu söyledi. Adını duymadığınız Makedonya'nın Gostivar şehrinden her gün iki otobüsün kalkıp İstanbul'a geldiğini anlatan İsen, şöyle konuştu: "İstanbul böyle bir cazibe noktasıdır. Ancak buna rağmen geçen yıl aldığı turist sayısı 5.5 milyon. İstanbul asla ve kat'a bunu hak etmiyor. Dün adını duymaya başladığımız Prag bile 15-18 milyon turist alıyor. Ama İstanbul için çok doğru giden bir grafik var. Bu yılın ilk üç ayının turist girdisi ortalaması yüzde 26 civarında artışla seyrediyor. 2010 yılında İstanbul'da rahatlıkla 10-11 milyon turist hayal ediyorum. Ancak bu bir rüya değil bir bilimsel gerçeğin işaretidir. İstanbul'u çok iyi bir şekilde bir uygarlık kenti olarak hazırlamamız gerekiyor. Bu hazırlığın arkasından tıpkı iyi bala arıların üşüşmesi gibi başka ülkelerden de İstanbul'a turist akını geleceğini düşünüyorum. Lalelerin İstanbul'un uygar şehir ve turistik cazibesine başka türlü bir katkı sağlayacağını ifade etmek istiyorum. Bu sempozyumlar gibi bilimsel vizyonlarla gelecek yılların daha iyi planlanması da mümkün olacaktır."

BAHÇE KÜLTÜRÜ

Sempozyumda bir sunum yapan Maltepe Sanat Tarihçisi Prof.Dr. Nurhan Atasoy ise, lalenin İstanbul'a gelmesi ile kentin yeniden çiçek ve bahçe kültürüne kavuştuğunu söyledi. İstanbul'da 16. Yüzyıl'da Kanuni Sultan Süleyman döneminde bahçe kültürünün geliştiğini ve bu kültürün daha sonra Avrupa'ya yayıldığını anlatan Sanat Tarihçisi Atasoy, "Laleye yeniden bir kültürün doğuşu diye bakınız. İstanbul'da geçmişte çiçekle birlikte meyve çeşitliliği de mevcuttu. O dönem 70 çeşit olan armut, şimdi bu çeşitliliğini kaybetti" dedi.

(KT-RA-HO-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı